Kendim Kalabilmek
Kendini kanıtlamadan, kendini susturmadan var olabilmek için sekiz hafta
Yerimi ayır
"Biri bana sadece ______ öğretseydi, kendim kalabilirdim."
Kırk dört kadın bu cümleyi tamamladı. Hiçbiri birbirini tanımıyordu.
Neredeyse yarısı aynı şeyi yazdı: kendimi sevmeyi. Ve hepsi aynı yapıda kaldı — biri bana öğretseydi.
Bu sekiz hafta sana kendini sevmeyi öğretmeyecek.
Çünkü mesele öğrenememek değil — mesele, değerin hep dışarıdan verilmesi gereken bir şey gibi kurulmuş olması.
Onlarca kadının anlattığı şey tek bir döngüye çıkıyor: değer kazanılır → ihtiyaç susturulur → öfke birikir → beden donar — ve donma, yetersizliğin kanıtı olarak okunur. Döngü başa sarar.
Bu program o döngünün üç halkasını bedenle birlikte çalışıyor. Konuşarak değil — fark ederek, durarak, ve ilk kez birinin yanında kalarak.
Ödev yok
Kimse senden hazırlanmanı, okumanı ya da bir şeyi tamamlamanı beklemiyor. "Bu hafta yapamadım" burada söylenebilir bir cümle.
Konuşmak zorunda değilsin
Paylaşmak zorunda değilsin. Sessiz kalmak da katılmaktır; kimse sırayla konuşturulmuyor.
Doğru yapmak yok
Hiçbir şeyi doğru yapman gerekmiyor. Zaten doğru yapmaya çalışmak üzerine çalışıyoruz.
Yol
Güvenli yer
Hiçbir şeye girmeden önce, dönebileceğin bir yer kuruyoruz. Kendi yerin ve bedeninde bir demir atma noktası. Her şey bunun üstüne biniyor.
Sözleşme
Değerin hangi şartla verildi? Çocukken, sevgiyi kaybetmemek için imzalanmış ve kimsenin yenilemediği bir sözleşmeye bakıyoruz.
İhtiyacı olmak
Değer çoğumuzda "hiçbir şeye ihtiyacı olmamak" üzerine kurulu. O yüzden kendini dinlemek kendini değersizleştirmek gibi geliyor. En küçük ölçekten başlıyoruz: üşüyor musun, susadın mı.
Bir karış
Hayır demek neden rahatsızlık değil de yok olma gibi hissediliyor. Başarıdan yapılmış sınırlarla öz değerden yapılmış sınırların farkı — ve geri çekilmenin tek araç olmaktan çıkması.
Yasak olan
Öfke, ve onunla birlikte gelen utanç. Asıl zorlayan ikincisi. Söylenemeyeni bedende tamamlıyoruz — kelimelerle değil.
Kapanmak
Donma, dinlenme ve tembellik arasındaki farkı tanımak. Kapanmış bir sinir sistemini karakter kusuru sanmak onu derinleştiriyor.
İki kanal
İlişki kurarken akıcı, değerlendirilirken donmuş. Hangi kanalda olduğunu içeriden hissedebilmek — ve görülürken bir saniye daha açık kalabilmek.
Ne değişti, ne değişmedi
Araya iki hafta giriyor — bilerek. Yalnız kaldığında neyin kaldığını görmek için. Sonra buluşup birlikte bakıyoruz.
Doksan dakika
Her Perşembe aynı yapı. Bilmek, bedene güven veriyor.
- 20:30
- Yere inmek. "Nasılsın" değil — "şu an bedenin nasıl".
- 20:40
- O haftanın konusu. On beş dakika, fazlası değil.
- 20:55
- Canlı çalışma. Grubun içinde, birlikte. Seansın kalbi ve en uzun bölümü.
- 21:30
- Pratik — kendi başına ya da eşli.
- 21:45
- Hasat. Ne fark ettin — zihninde değil, bedeninde.
- 21:55
- İniş. Buradan çıkıp hayatına dönüyorsun; dağılmış halde bırakmıyorum.
Bu program senin için
- Herkesi iyi tutmaya çalışırken kendini kaybettiysen
- Hayır demek içini acıtıyorsa
- Öfken var ama nereye koyacağını bilmiyorsan
- Yorgunsan ama duramıyorsan
- Terapi, kitap, meditasyon denediysen ve bir şey hâlâ eksikse
Bu program senin için değil
- Hızlı bir çözüm arıyorsan
- Şu an akut bir krizin içindeysen — o zaman önce başka bir desteğe ihtiyacın var, ve seni doğru yere yönlendirebilirim
- Sekiz hafta boyunca Perşembe akşamlarını ayıramayacaksan
- Sana ne yapman gerektiğini söyleyecek birini arıyorsan
Detaylar
- Tarihler
- 5, 12, 19, 26 Kasım · 3, 10, 17 Aralık 2026 · 7 Ocak 2027
- Saat
- Perşembe 20:30 – 22:00
- Nerede
- Online, Zoom üzerinden. Link kayıt olduktan sonra e-postana geliyor.
- Kayıt
- Tüm seanslar kaydediliyor. Katılamadığın haftanın kaydı sana gönderiliyor.
- Kontenjan
- 12 kişi. Paylaşım yapabileceğimiz, derinlikli, minik bir grup.
Müge Bakht
Dışarıdan başarılıydım. İçeride kaybolmuştum.
ODTÜ'de gıda mühendisliği okudum, MBA yaptım, 17 yıl kurumsal hayatta "her şeyi bir arada götüren" biri oldum. 18 yaşımdan beri küme baş ağrısıyla yaşıyorum — bu yıl 3,5 ay boyunca her gün dört saat süren ataklarla. O süreçte beni ayakta tutan şey şans değildi; yıllardır inşa ettiğim pratikti.
Jack ve Tara'nın kurduğu Banyan platformunda yüzlerce kişiyle canlı meditasyon seansları yürüttüm; 2.000'den fazla insanın pratiğine dokundum.
Psikolog ya da psikiyatr değilim. Burada tanı konmuyor, tedavi yapılmıyor. İhtiyaç olduğunda seni doğru yere yönlendiririm — bunu söylemek işin bir parçası.
"Müge'nin şefkatli paylaşımı ve içtenlikle mevcudiyetini sunması, özeni hep çok iyi geliyor."
Perşembe Meditasyonları katılımcısı
Hakkımda
